Bu aralar vizeler, projeler derken cok yoğunum anlıyorsun beni değil mi? Anlarsın tabikide niye anlamayasın ki. Hani odaya kapınır sessiz sedasız birşeyler yazar çizersin arada çıkar şöle bir turlarsın sonra tekrar dönersin. Döndüğünde masanın kenarında duran yeşil kaplı ülker antep fıstıklı çikolatayı görünce sevinirsin mutlu olursun. Bir an dokunamazsın öylece bakakalırsın. Sonrasında bir yandan yazar çizersin bir yandan da çikolatayı o sarımtırak folyonun içinden parça parça elinle koparım ağzına atarsın. Evet evet elimle diyorum çünkü dişlerimle ısırmayı sevmiyorum hem elimle koparınca hemen bitmiyo o mutluluk daha da uzun sürüyo. Bence böyle de deneyebilirsiniz. Hani bir de o mutluluğun yanında litrelik bir suyun varsa o oturduğun sert sandalyeden kalkmak istemezsin bile. Ama o çikolatalı parmaklarınla bembeyaz mekbukuna sürersinde o mekbukun üzerinde siyah karartılar oluşur ya ahh işte oldu mu o kadar mutluluğun üzerine bu ama yine de umursamazsın devam edersin yazmaya. Çikolatanın yavaş yavaş azaldığını görüyorsundur. Çikolata bitmeden yazınıda bitirmek istersin. Kalan o son parçayı yazını bitirdikten sonra ekrana baka baka ağzında eritmek istersin. Ne de güzel gelir o antep fıstıkları ağzına..
Ben şimdi gidiyorum hadi görüşürüz.
Perşembe
Ders çalışmaktan nefret ediyorum ama çikolatadan asla !
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder